Akademik Özgürlüğün Yanındayız!

akademisyen_aciklama

Son aylarda yaşanan siyasal değişimlere bağlı olarak yeniden ortaya çıkan çatışma ortamının son bulması ve yeniden barışın tesis edilmesi için, her seviyeden çok sayıda akademisyenin yaptığı çağrı ne yazık ki akademik özgürlükler üzerinde yoğun bir baskıya sebep oldu. İktidar partisi ve bazı siyasetçiler, devlet politikalarının eleştirilmesini, terör örgütüyle aynı konumda bulunmak ve hatta onu desteklemek olarak algıladı ve akademisyenler hakkında soruşturma, uzaklaştırma, gözaltı, ifade ve hatta tutuklama süreçlerini başlatmaya vesile oldu. Bu durumun ne demokrasiyle, ne de akademik özgürlüklerle uyuştuğunu üzülerek görüyoruz.

Akademisyenler, okudukları, gördükleri ve analiz ettikleri şekliyle hayatı anlamlandıran ve bu şekilde bilim üreten insanlardır. Toplumu, ülkeyi ve insanlığı ilerleten, öncü kişilerdir. Fikirlerini toplumla paylaşmaları, görevlerinin gereğidir. Aksi takdirde bilim, insanlığa, diğer canlı ve cansızlara ve nihayetinde dünyaya hizmet eden bir uğraş olmaktan çıkıp, kapalı devre bir kişisel tatmin aracına dönüşür.

Akademisyenler fikirlerini özgürce oluşturup, özgürce insanlarla paylaşabilmelidir. Akademisyenlerin fikirlerinin tartışılacağı yerler mahkeme salonları değil yine akademik ortamlardır. Bu fikirler her ne kadar rahatsız edici, şok edici veya kışkırtıcı olsa da, bilim insanlarının söz konusu fikirleri, bastırılmak ve cezalandırılmak yerine, bilakis, teşvik edilmelidir. Bir toplum doğruya, iyiye ve ileriye ancak bu şekilde ulaşabilir. Bir fikrin karşılığı sadece başka bir fikir olmalıdır, baskı veya ceza değil.

Akademi hiç kimseye itaat etmez. Ne devlete, ne topluma, ne de başka bir kuruma. İtaat ederse özgürlüğünü ve buna bağlı olarak akademik niteliğini kaybeder. Kendini reddetmiş olur. Bu nedenle kimse akademisyenlerden hizaya girmesini, söz dinlemesini veya boyun eğmesini beklememelidir. Akademisyenler özgürce bilimsel çalışmalarını yapmalıdır. Onlar toplumun okuyan ve bilgi üreten kesimi olarak, hiç bir baskıya maruz kalmayacakları güvencesine sahip olmalıdır.

Yeşil düşünce ve yeşil hareket, şiddete, nefrete, ayrımcılığa neden olmayan ve çağrı yapmayan her türlü düşüncenin serbestçe ifade edilmesini ve öğrenilmesini destekler. Bu yüzden, Yeşil Düşünce Derneği olarak çağrımız, çeşitli nedenlerle gözaltına alınan, ifadeye çağrılan, haklarında soruşturma başlatılan, öğrencilerinden koparılan ve hatta tutuklanan tüm akademisyenlerin üzerindeki baskılar bir an önce son bulsun ve söz konusu bilim insanlarının, ülkemiz ve dünyamız adına yapacakları çalışmalar için gereken huzurlu ortama geri dönmeleri sağlansın.

Leave a Reply

Your email address will not be published.