“İklim İçin” Söyleyecek Sözümüz Var!

Bu yıl Aralık ayında Paris’te toplanacak olan BM İklim Değişikliği Sözleşmesi Taraflar Konferansı (COP21) kapsamında çıkacak iklim anlaşması dünyadaki tüm canlıların kaderini belirleyecek.

Kyoto Protokolü sonrası dönemde iklim rejimi üzerine müzakere çabaları 2009’da Kopenhag’da yapılan BM Zirvesi’nde hüsranla sonuçlandı. Aradan geçen altı yıl boyunca ülkeler gezegene karbon salmaya devam etti. Şimdi ise Paris’ten önce ülkeler kendi belirledikleri karbon emisyonu azaltım niyetlerini sunuyorlar. Ama hiçbir ülke tarihsel sorumluluğu ölçüsünde ve iklim değişikliğini gerçekten felaket noktasına gelmeden yavaşlatmaya hizmet edecek bir niyet beyan etmiyor.

Paris önce sunulan karbon azaltma niyetleri tutturulursa bile 2,7°C ısınıyoruz. Türkiye’nin niyet beyanı ise 150 ülke arasında en kötülerinden birisi. Eğer tüm ülkeler benzer zayıflıkta hedefler koysaydı, 21. yüzyılda küresel sıcaklık değerlerinin 3-4°C’lik bir artışla geri dönülmez felaketleri getirmesi kaçınılmaz olurdu.

Türkiye’nin iklim değişikliği konusundaki yetersiz çabalarını bizler burada görüp, yaşıyoruz.

Türkiye gayrisafi yurtiçi hasılasının %4.5’ini fosil yakıt teşviki olarak harcıyor. Oysa yapılan araştırmalar gösteriyor ki Türkiye’nin 2°C hedefi içinde payına düşen sorumluluğu yerine getirebilmek için yapacağı karbon azaltımının ekonomik büyümeye etkisi yüzde 0,1.

Soruyoruz, tüm gezegenin geleceği için değmez mi?

Yarın, 7 Kasım Cumartesi günü saat 13.00-17.00 arasında “Kömür Santralleri, İklim Krizi ve Yeşil Politikalar” başlıklı toplantımızda her yönüyle konuşacağız. (Program ve konuşmacıların ayrıntıları ekte sunulmuştur).

Bu sene Türkiye başkanlığında toplanacak G20’nin iklim karnesi ise iç açıcı değil. G20 üyeleri 2015 yılında toplam 4.6 Trilyon USD’yi fosil yakıt teşviki olarak dağıtarak iklim krizini körüklüyor.

İklim Krizinin Sorumlusu G20 Antalya’da, Çözüm Arayanlar İstanbul’da!

İklim değişikliği, gezegenin şimdiye kadar ki en büyük ortak sorunu diyen 2 bine yakın kişinin başlattığı “İklim İçin, Ben De Varım!” kampanyası, bu yıl Türkiye’nin başkanlığında 15-16 Kasım’da toplanacak G20 zirvesi öncesinde, « “İklim krizinin sorumlusu G20 Antalya’da, çözüm arayanlar İstanbul’da » başlığı ile İklim Forumu ve İklim Yürüyüşü düzenliyor.

Paris’te bağlayıcı, etkili ve gezegenin geleceğini koruyacak bir sözleşmenin çıkması gerekiyor. Ancak, iklim değişikliğine neden olan sera gazı salımlarının yüzde sekseninden sorumlu olan G20 ülkelerini yöneten hükümetler, Paris’te hepimizi ilgilendiren bir karar almaları gerekirken; bu ağır krizleri görmezden gelecekler.

İklim adaletini sağlayacak ve hepimizin birarada yaşamasını sağlayacak bir anlaşmanın çıkmasını ise ancak kadınların, gençlerin, çocukların, LGBTi’lerin, meslek gruplarının, sivil toplum örgütlerinin, sendikaların, sivil toplum örgütlerinin, sosyal ve siyasi hareketlerin, sanatçıların, basın emekçilerinin, akademisyenlerin, çevre direnişçilerinin, hep birlikte katkı sunmaları ile mümkün olacak.

12-13 Kasım 2015’de Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılacak İklim Forumu’nda 60’a yakın oturum, Türkiye’nin dört bir yanından ve yurtdışından gelen 150’yi aşkın konuşmacı ile iklim değişikliği tüm yönleriyle konuşulup tartışalacak ve ortak talepler oluşturulacak.

İklim Forumu’ndan yükselen sesi G20’ye duyurmak için, biz canlıların ve bu gezegende bizden sonra nesiller boyu devam edecek hayatın adil yaşam hakkını savunmak için 14 Kasım 2015’de yapacağımız büyük iklim yürüyüşü için de sokaklarda olacağız.

Gelin siz de aramıza katılın.

Leave a Reply

Your email address will not be published.